AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”(BDP) Çıkıyor, bir konvoyla beraber Dörtyol’a gelecekmiş. Ne yapacaksın sen Dörtyol’a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mı kaldı bu iş? Bırak ilgililer yapsın bunu. İlgililer yapsın, sen işine bak” dedi.
Erdoğan, Emlakbank Evleri Kavşağı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Hatay’ın Türkiye’nin ve dünyanın gözbebeği olduğunu söyledi. Dünyanın neresine gittiyse orada Hatay’ı anlattığını ifade eden Erdoğan, dünyada eşi benzeri olmayan bir hoşgörü şehri olan Hatay’ın farklılıkların kardeşlik içinde yaşadığı, dayanışma içinde yaşadığı örnek bir şehir olduğuna işaret etti.
Hatay’daki Habib-i Neccar Camisine ismini veren kişiden Yasin suresinde bahsedildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
”Habib Neccar, bizim peygamberimizden önce, İslam’dan önce yaşamış, bir Hristiyan’dı, değerli bir Hristiyan’dı. Habib-i Neccar Camisi, Anadolu’da yapılmış ilk camidir ve çok ilginçtir, caminin adını taşıdığı kişi bir Hristiyan’dır. İşte biz böyle bir medeniyetin mensuplarıyız. İşte biz böyle engin bir hoşgörü medeniyetinin, böyle kucaklayıcı bir sevgi medeniyetinin mensuplarıyız. Bin yıldır bu topraklarda, camiler, kiliseler, havralar aynı sokak içinde, yan yana, barış içinde var oldular. Komşumuza hangi dinin mensubudur diye bakmadık. Arkadaşlarımızın mezhebini soruşturmadık. Kimseyi etnik kökeniyle değerlendirmedik. Zira biz, Yunus’un deyimiyle, yaratılanı, Yaradan’dan ötürü sevdik. Herkesi önce insan olarak gördük, herkesin temel haklarını kutsal bildik, her türlü farklılığı zenginlik olarak kabullendik.”
”HİÇ KİMSE ÖFKEYLE HAREKET ETMESİN, ŞİDDETE BAŞVURMASIN”
Erdoğan, Hatay üzerinde bugünlerde bazı oyunlar oynanmak istendiğini belirterek, Dörtyol’da bir polis otosuna düzenlenen saldırıda 4 polisin şehit edildiğini hatırlattı. Şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, polis teşkilatına bir kez daha baş sağlığı dileyen Erdoğan, polisin, askerin ve tüm güvenlik güçlerinin hainleri bulmak noktasında son derece özverili şekilde çalıştığından herkesin emin olmasını istedi.
Terörün bugüne kadar hiçbir emelini gerçekleştiremediğine işaret eden Erdoğan, ”Bundan sonra da Allah’ın izniyle gerçekleştiremeyecek. Hiçbir hedefine ulaşamayacak. Kahraman polisimiz, kahraman Mehmetçiğimiz bu hainlere vatan topraklarını cesaretle savunarak en güzel cevabı vermeye devam edecek” dedi.
Terör örgütünün sadece güvenlik güçlerine saldırmakla kalmadığını, ülkenin kardeşliğine, bu birlik ve bütünlüğüne kastettiğini, ülke topraklarına nifak tohumları, fesat tohumları ekmek istediğini vurgulayan Erdoğan, ”Biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla, hep birlikte yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, kardeşiz. Benim polisime silah sıkan el ne derece hainse alçaksa vahşiyse, teröristse, kusura bakmayın, cam çerçeve indirenler de aynı durumdadır” diye konuştu.
Terör örgütünün, gençleri sokağa dökmek, milleti galeyana getirmek ve arbede istediğine dikkati çeken Erdoğan, ”İşte onun için, öfkesine hakim olamayıp sokağa dökülen, camı çerçeveyi indiren, polis araçlarına, karakollara dahi ateş açanlar, polis araçlarını ateşe verenler sivil araçları ateşe verenler terör örgütünün tuzağına düşüyorlar. Öfke gelir, göz kararır. Öfke gider, yüz kızarır” dedi.
”BU TUZAĞA DÜŞMEYİN, BU OYUNA GELMEYİN”
Erdoğan, bu günlerin gelip geçeceğini ve bin yıldır olduğu gibi yine yüz yüze bakılacağını, bin yıldır olduğu gibi, ebediyen bir arada yaşanacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
”Ben, Hataylı kardeşimin, Hatay’ın ilçelerindeki tüm kardeşlerimin, tüm vatandaşlarımın uyanık olmasını, dikkatli olmasını rica ediyorum. Tekrar ediyorum: Terör örgütü, nümayiş olsun istiyor, halk sokağa dökülsün, hak hukuk tanımasın istiyor. Kesinlikle bu oyuna gelmeyelim. Terör örgütü sizin öfkelenmenizi, hiddetlenmenizi istiyor, lütfen sağduyudan ayrılmayın. Terör örgütü, sokakları bir çatışma alanına, bir kaos ortamına çekmek istiyor, lütfen bu tuzağa düşmeyin. Kim ki eline taşı alır, komşusuna, komşu sokağa, komşu mahalleye fırlatırsa, emin olun o kaybetmiştir, o terör örgütünün tuzağına düşmüştür. Kim ki komşusuna husumetle bakarsa, kem gözle bakarsa, o, terör örgütünün kirli senaryosunda figüran olmuştur. Bu oyuna gelmeyin.
Güvenlik güçlerimiz, mülki amirlerimiz, valimiz, kaymakamlarımız, yerel idarecilerimiz gerekeni yapıyorlar. Lütfen hiç kimse kendisini polis yerine koyup, kendisini hakim savcı yerine koyup, öfkeyle hareket etmesin, şiddete başvurmasın.”
”ALTINDAKİ KOLTUĞU SAĞLAMA ALMAK UĞRUNA SOKAKLARI GERMEYE DEĞER Mİ?”
Erdoğan, terör saldırılarının, olayların zamanlamasına da dikkat çekmek istediğini dile getirdi ve Türkiye çok önemli bir halk oylamasının arefesindeyken saldırıların yapıldığını, olayların meydana geldiğini söyledi.
Başbakan, şunları söyledi:
”Türkiye, geleceği adına, demokrasi adına, özgürlük adına çok önemli bir kararın arefesindeyken, birileri sokakları tahrik etmeye çalışıyor. Bu bir senaryodur sevgili Hataylı kardeşlerim, bu kirli bir oyundur, bu sinsi bir tuzaktır.
Ne yazık ki, böyle bir dönemde, böyle hassas bir dönemde sağduyu çağrısı yapması gereken, ben sağduyu çağrısı yapması gereken, sorumlu açıklamalar yapması gereken muhalefete sesleniyorum: ‘Siz tam tersine sokakları daha da kışkırtmanın peşindesiniz’. Geçen gün İngiltere Başbakanı buradaydı. Ne dedi biliyor musunuz? ‘Biz terörle mücadeleyi muhalefetle beraber yaptık’ dedi. İspanya Başbakanı aynı şeyi söyledi. Bizde ise muhalefet, ‘İktidar yıpransın, ülke kaybetsin önemli değil, ama biz kazanalım’ diye hesap yapıyor. Böyle 3-5 kuruşluk hesabın içine girme. Bu tür hesapların içine girdikçe benim Hataylı kardeşim hiçbir zaman sana sandıkta evet demeyecek. Altındaki koltuğu sağlama almak uğruna sokakları germeye değer mi? Sırf şahsi hırslarını tatmin etmek uğruna, gençleri tahrik etmeye, kışkırtmaya değer mi? AK Parti’yi karalayacağım, AK Parti’yi suçlayacağım, itham edeceğim diyerek terör örgütünün oyunlarına gelmeye değer mi?”
”BUNLARIN MANTIĞI ŞU: AK PARTİ KAZANMASIN DA, ÜLKEYE NE OLURSA OLSUN”
”Terör örgütü Şemdinli’den vuruyor, Çukurca’dan vuruyor, Reşadiye’den vuruyor, Samsun’dan vuruyor, Dörtyol’dan vuruyor; eş zamanlı olarak muhalefet partileri Ankara’dan taarruza geçiyor” diyen Erdoğan, BDP’nin, sağduyu çağrısı yapması gerekirken, Dörtyol’daki olayları adeta fırsat bilerek, bunu kendisini için bir ranta çevirmek gayesiyle, gerginliği artıracak sorumsuzca açıklamalar, sorumsuzca eylemler yaptığını ifade etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Çıkıyor, bir konvoyla beraber Dörtyol’a gelecekmiş. Ne yapacaksın sen Dörtyol’a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mı kaldı bu iş? Bırak ilgililer yapsın bunu. İlgililer yapsın, sen işine bek. Sen demokratik yollardan iktidara gelmenin yolunu ara, antidemokratik yollardan değil. Önce bir defa demokrasiyi kendine sindir, bunu benimse. Daha bunu benimseyemedin.
MHP, Dörtyol’daki gerginliği bir fırsat gibi görüyor. Buradan kendisine rant devşirmenin fırsatçılığına girişiyor. CHP, gerginliği yatıştırmak yerine, bu kargaşadan, bu kaostan ne koparabilirim diye o da meseleye bakıyor, sokakları daha da tahrik etme gayreti içine giriyor.
Bunların mantığı şu: ‘AK Parti kazanmasın da, ülkeye ne olursa olsun. AK Parti başarılı olmasın da, millete ne olursa olsun. AK Parti yıpransın da, bu ülke, bu millet kaybederse kaybetsin’. Ben de bunun tam tersini söylüyorum. Hatay’dan, Hataylı kardeşlerimin içinden söylüyorum: Şehidimin bir damla kanına, bir karış vatan toprağına bırakınız iktidarı, bütün varlığımızı feda etmeye hazırız. Biz buyuz. ama bu terör 26 yıldır bu ülkede var. Bunun 7 yılında biz iktidardayız. Peki 19 yılda bu terör ne oldu?”
”ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE HAYIR DİYECEK MUHALEFETİN KAFASI KARIŞIK. ESASEN BUNLARIN BİR ANA FİKRİ BİLE YOK. BUNLAR GİRİŞİ, GELİŞMEYİ, SONUCU BİRBİRİNE KARIŞTIRMIŞ DURUMDALAR”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü hepsi bir araya toplanmışlar, kime karşı, milletin anayasasına evet diyenlere karşı. Soruyorum size, bu ittifaktan Türkiye menfaat sağlayabilir mi? Bunlar, memleketin hiçbir meselesinde bir araya gelmezler, ama bugün bu değişikliğe karşı çıkıyor, şerde ittifak ediyorlar” dedi.
Emlakbank Evleri Kavşağı’nda partisince düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Medeniyetler İttifakı zirvelerinde Hatay’ı tüm dünyada örnek olarak gösterdiğini ve dünya ülkelerine Hatay’ı işaret etmeye devam edeceğini söyledi.
Atatürk’ün ”Hatay benim namusumdur” dediğini anımsatan Erdoğan, ”Biz de diyoruz ki Hatay bizim namusumuzdur, Hatay bizim gururumuzdur, Hatay bizim övünç kaynağımızdır” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, 12 Eylül 2010 tarihinde Türkiye’nin, geleceği ve çocukları için son derece önemli bir karar vereceğini vurgulayarak, Hataylılardan uyanık olmalarını, her türlü tahrike, kışkırtmaya karşı dikkatli olmalarını rica etti.
”12 Eylülde darbelerin anayasasına dur diyecek, milletin anayasasına evet diyeceğiz” diyen Erdoğan, meydanda Eğitim-Bir-Sen Hatay şubesi tarafından asılan ”Nikah masasında bile bu kadar iştahla evet dememiştim” pankartına atıfta bulunarak, ”Bu arkadaşlar çok zeki, 12 Eylülde nikah masasına oturacağız. Milletin anayasasıyla kim nikah ahdetmez, darbe anayasasına evet kim diyebilir” diye konuştu.
”ŞERDE İTTİFAK EDİYORLAR”
“Anayasa değişikliğine CHP, MHP, bir kısım medya, karanlık ortamdan medet uman çeteler, vesayet düzeninin devamından yana olan şebekeler, statükoya, vesayete sırtını dayamış, tuzu kuru seçkinlerle terör örgütünün karşı çıktığını” söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
”CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü hepsi bir araya toplanmışlar, kime karşı, milletin anayasasına evet diyenlere karşı. Soruyorum size, bu ittifaktan Türkiye menfaat sağlayabilir mi? Bunlar, memleketin hiçbir meselesinde bir araya gelmezler. Bunlar demokrasiden kaçar, özgürlükten kaçar, milletin yararına olacak ne varsa ondan kaçarlar. Ama bugün, milletin ufkunu açacak, ülkenin vizyonunu güçlendirecek bu değişikliğe karşı çıkıyor, şerde ittifak ediyorlar.
Ben, Hatay’da özellikle CHP’ye oy vermiş kardeşimi CHP yönetiminden, MHP’ye gönül vermiş kardeşlerimi MHP yönetiminden ayrı tutuyorum. Ne yazık ki CHP de MHP de BDP de kendi kitlelerinin iradesini yansıtmıyor, kendi kitlelerine kulak vermiyorlar. Dikkat edin. Bunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kendi milletvekillerine, kendi arkadaşlarına güvenemediler. Onlara oy kabinine girme müsaadesi vermediler. Niye? Olur ki vicdanının sesini dinler, gelir de oy kabininde bu anayasa değişikliğine evet der diye. Şimdi çıkmış, milletten hayır demesini istiyorlar. Şimdi milletin vekiline değil, aslına diyorsun ki oy kabinine git. Ben inanıyorum ki milletin kendisi ben ‘anayasama evet’ diyorum diyecek, darbe anayasasına evvelallah hiçbir zaman evet demedi, demeyecek. Anayasa değişikliğine hayır diyecek muhalefetin kafası karışık. Esasen bunların bir ana fikri bile yok. Bunlar girişi, gelişmeyi, sonucu birbirine karıştırmış durumdalar.”
”ANAYASA METNİYLE YEMEK KİTABINI BİRBİRİNE KARIŞTIRIYORLAR”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Malatya’da ”Anayasa değişikliği kayısıya çare olacak mı?”, Ordu’da ‘Anayasa değişikliği fındığa çare olacak mı?” diye sorduğunu hatırlatan Erdoğan, ”Yarın öbür gün buraya, Hatay’a gelirse, eminim size de şunu soracaktır, ‘Bu Anayasa değişikliği Hatay künefesine çare olacak mı?’ Böyle bir liderlik, genel başkanlık olur mu? Sen ne anlarsın Hatay künefesinden? Bu anayasa değişikliğine sokulur mu? Çünkü bunlar anayasa metniyle yemek kitabını birbirine karıştırıyorlar” dedi.
Başbakan Erdoğan, Cemil Meriç’in Hataylı olduğunu ve Hatay’dan çıkmış çok büyük bir düşünür olduğunu ifade ederek, Meriç’in muhalefet partilerini tarif eder nitelikte, ”Onlar Türkiye’nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok…” sözünü söylediğini belirterek, şöyle konuştu:
”Evet. Bunların aynaya dahi tahammülleri yok. Çünkü aynaya bakarlarsa başörtüsü konusundaki tutarsızlıklarını görecekler. Ne diyor, ‘başörtüsü konusunu biz hallederiz’ diyorlar. Ciddi ol, dürüst ol, bu sululukları artık milletim affetmiyor. Başını örterek üniversiteye gitmek isteyen yavrularımız için parlamentodan 411 oy çıkardık. Bunu Anayasa Mahkemesine kim götürdü, CHP götürdü. Senin de bunun altında imzan yok muydu? Şimdi hangi yüzle bunu söylüyorsun, bu milleti enayi yerine koymaya kimsenin hakkı yok, bu milletin ferasetiyle dalga geçmeye kimsenin hakkı yok. Onun için 12 Eylül onlara ders vermenin, özgürlüklerin günü.
Eğer bunlar aynaya bakarlarsa, Tam Gün Yasasını iptal ettirerek milleti nasıl mağdur ettiklerini görecekler. Bunlar aynaya bakarsa, 367 saçmalığına sahip çıktıklarını, çetelere avukatlık yaptıklarını görecekler.”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Danıştay’ın 1990′lı yıllarda Türk Telekom’un özelleştirilmesine izin vermediğini ve bundan dolayı Türkiye’nin tam 25 milyar dolar zarar ettiğini ifade ederek, bu zararın bedelinin millete ödettirildiğini söyledi.
AK Parti iktidarı döneminde Danıştay’ın yasalara aykırı olarak geç karar vermesinin bedelinin de bazı ihalelerde yaklaşık 3 milyar doları bulduğunu belirten Erdoğan, Danıştay’ın İzmir Limanıyla ilgili görüşünü tam 30 ay beklettiğini ve bu yüzden Türkiye Hazinesinin 1,5 milyar dolar kaybettiğini anlattı.
Danıştay’ın, Sağlık Bakanlığının internet sitesinde Tam Gün Yasasıyla ilgili yayımladığı görüşüne de ”ışık hızıyla” karar verdiğini ve uygulamayı durdurduğunu dile getiren Erdoğan, ”Anayasa değişikliğiyle bu dönem artık sona eriyor. Tuzu kuru bürokratların millete bedel ödetme, millete fatura ödetme devri kapanıyor. Anayasa değişikliği ile yargıdaki ideolojik kamplaşmaya, kast sistemine, kapalı devre dönemine son vereceksiniz” dedi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ MADDELERİ
Suriye ile vizelerin kaldırıldığını, AK Parti iktidarı döneminde birçok sınır kapısının açıldığını ve bu yolla Hatay’ın ekonomisinin canlandığını söyleyen Erdoğan, anayasa değişikliğiyle vergi borcu olduğu gerekçesiyle yurt dışına çıkma yasağı uygulamasının da sona erdiğini kaydetti.
Anayasa değişikliği ile kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldığını, kadın haklarının daha üst seviyelere taşındığını, işçi, memur, emekli haklarının korunduğunu, hak mücadelesine güç katıldığını anlatan Erdoğan, yine değişiklikle çocuk istismarının önüne geçildiğini, yaşlıların, özürlülerin, şehit eş ve çocukları ile gazilerin haklarının genişletildiğini, bu kesimlere yönelik yeni hizmetlerin önünün açıldığını ifade etti.
Devlet dairesindeki işlerin daha kolay ve rahat yapılması için, ”bugün git, yarın gel” zihniyetinin değiştirilmesi için düzenlemeler yapıldığını, Kamu Denetçiliği Kurumunun kurulacağını ve vatandaşların mahkemeye gitmeden, kamu denetçisine giderek, şikayetlerini ileteceğini, çözüm bulacaklarını vurgulayan Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin de bireysel başvuru hakkı getirilerek, ”Türkiye İnsan Hakları Mahkemesi”ne dönüştürüleceğini kaydetti.
Hatay’a eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, konut gibi alanlarda çok büyük ve tarihi nitelikte yatırımlar kazandırdıklarını, Hatay’daki sulanabilir arazileri genişletmek için 3 büyük proje yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, Büyük Karaçay Barajı projesinin yüzde 25′inin tamamlandığını, projenin 2013 yılı sonunda bitirileceğini, Reyhanlı Barajı için Mart ayında ihale yapıldığını, 15 gün içinde de Reyhanlı Barajı’nın temellerinin atılacağını, bu proje ile de 11 bin kişiye iş imkanı doğacağını belirtti.
Erdoğan, Hatay’daki üçüncü büyük projenin de Türkiye ile Suriye arasındaki Asi nehri üzerinde iki ülkenin ortak inşa edeceği Dostluk Barajı olduğuna işaret ederek, baraj inşaatına bu yılın sonunda başlanacağını bildirdi.
Bu üç proje ile Orta Ceyhan Projesi’nin ilerlediğini kaydeden Erdoğan, projeler tamamlandığında Hatay’ın sulanabilir arazilerinin yüzde 95′inin suya kavuşacağı bilgisini verdi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde Hatay’a yapılan yatırımları anlattı.
12 Eylülün Türkiye ve Hatay için bir milat olacağını belirten Erdoğan, ”Gelin hep birlikte evet diyelim, bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Her evet demokrasiye davettir. Her evet adalete davettir. Her evet özgürlüğe davettir, hukuka davettir” dedi.
Erdoğan, meydanda toplanan vatandaşların Ramazan ayını da kutladı.
HATAY’DA ORTAK AÇILIŞ TÖRENİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Kadın-erkek fırsat eşitliği diyoruz. Haklar konusunda eşitlik diyoruz. Yoksa fiziki eşitlikten bahsetmiyoruz. Kadın-erkek fiziki olarak hiçbir zaman eşit olamaz. Bu mümkün değil. Mümkün olur mu? Erkek erkektir, kadın kadın. Ama bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır” dedi.
Başbakan Erdoğan, Hatay’da Şehit Süleyman Yılmaz Lisesi, Şehit Ömer Faruk Adaş İlköğretim Okulu ve Şehit Mustafa Dolunay Anaokulu ile Hatay’ın ilçelerinde bulunan toplam 15 okulun resmi açılış törenine katıldı.
Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, bugün açılışı yapılan okullarda toplam 330 derslik bulunduğunu ve bu okulların 23 milyon TL’ye mal olduğunu bildirdi. Erdoğan, ”Tüm bunlar insanımızın hayat standardını yükseltecek, cehaletle mücadelede bizi başarılı kılacak adımlar” dedi.
Türkiye’nin kalkınması için AK Parti Hükümeti’nin 4 temel unsur konusunda adımlar attığını kaydeden Erdoğan, bu alanların adalet, sağlık, eğitim ve güvenlik olduğunu söyledi.
Hükümet’in bu alanlarda attığı adımlardan örnekler veren Erdoğan, şöyle konuştu:
”Sağlıkta Türkiye’nin dört bir yanında hastanelerimizde artık insanca sağlık hizmeti veriliyor, tedaviler gerçekleştiriliyor. Hastanelerde koğuş sisteminden tek odalı, çift odalı banyolu tuvaletli odalara geçiş yaptık. Önceden böyle bir sistem yoktu. Sağlam girseniz hastanelerden hasta çıkardınız. Böyle bir durum vardı. Ama şimdi sistem değişti. Vatandaşlar tedavinin yanı sıra ilaçlarını da çok rahat bir şekilde alıyor.”
İlköğretimde erkek öğrencilere 20, kız öğrencilere 25 lira, aynı şekilde orta öğretimde erkek öğrencilerE 35 lira, kız öğrencilere de 45 lira destek verdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
”Bu yardımı, bu desteği anneye veriyoruz, babaya değil. İşte kadın-erkek eşitliğinin istismarını yapanlara söylüyorum. Bak bu sadece bir tanesi. Biz burada anneyi ön plana çıkarırken şefkatte anne, babaya göre daha farklı olduğu için bu adımı, bu tercihi yapıyoruz, istismarını değil. Cennet annelerin ayakları altına boşuna konmadı. Kadın-erkek fırsat eşitliği diyoruz. Haklar konusunda eşitlik diyoruz. Yoksa fiziki eşitlikten bahsetmiyoruz. Kadın-erkek fiziki olarak hiçbir zaman eşit olamaz. Bu mümkün değil. Mümkün olur mu? Erkek erkektir, kadın kadın. Ama bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır. Her ikisi bir arada olduğu zaman birbirini tamamlar ve o zaman aile meydana gelir.”
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz ve milletvekilleri ile kurdele keserek okulların ortak açılışını yaptı.
Erdoğan, 3 okula ismini veren şehitlerin ailelerine de plaket takdim etti. Erdoğan, açılışın ardından Şehit Ömer Faruk Adaş İlköğretim Okulu’nda incelemelerde bulundu.
AA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Dörtyol’da yaşanan gerginliklere karşı sağduyu çağrısı yaptı. Muhalefetin sokakları kışkırttığını savunarak ilçeye gitmek isteyen BDP’ye yüklenerek ’sen polis misin?’ diye seslendi.